Ayrıca, aynı evi paylaşan iki kişinin zevki nadiren birebir örtüşür. Duvar sanatı dekorasyon seçerken farklı tercihleri ortak bir dilde buluşturmak, doğru renk seçmekten daha zorlu bir iş olabiliyor. Uzlaşmayı kolaylaştıran yöntemleri ve ortak zemin bulma taktiklerini yazdık.
Uzun omurlu, tamir edilebilir ve yerel uretilmis parcalar hem butceye hem cevreye iyi gelir. Duvar sanatı dekorasyon ile ilgili tercihlerde malzemenin nereden geldigi ve nasil bertaraf edilecegi de hesaba katilmalidir.
Öte yandan, duvar sanatı dekorasyon ile ugrasirken en yaygin hata, tek bir gorselden ilham alip mekanin kendi kosullarini yok saymaktir. Farkli bir isik acisinda ve farkli olculerde ayni sonuc elde edilmez. Ikinci sik hata ise her kosede birbiriyle yarisan cok sayida odak noktasi olusturmaktir.
Özetle, duvar sanatı dekorasyon konusunda acele verilen kararlar cogu zaman geri donusu pahali sonuclar dogurur. Olcusu alinmadan alinan mobilya, denenmeden secilen duvar rengi ve ihtiyactan fazla aksesuar en cok pisman olunan uc kalemdir. Bir de dolasim alanini daraltmak vardir ki mekani gorsel olarak da kucultur.
Çoğu zaman, mekanin en genis iki yuzeyi zemin ve duvarlardir; bu ikisi uyusmadiginda eklenen hicbir parca sonucu kurtaramaz. Once zeminin renk sicakligini belirleyip duvar tonunu ona gore secmek daha guvenli bir yoldur.
Bu nedenle, kalite genellikle gorunmeyen detaylarda saklidir: birlesim yerleri, vida yuvalari, kenar bantlari ve astar kumasi. Urunu ters cevirip alt yuzeyine bakmak, katalog fotografindan cok daha fazlasini anlatir.
En yaygin hata, mekani olcmeden alisverise cikmak ve gozle tahmin edilen boyutlara guvenmektir. Ikinci sirada her seyi ayni anda ve tek bir magazadan almak gelir; bu, mekani vitrin gorunumune sokar. Ucuncusu ise tek bir tavan armaturuyle butun odayi aydinlatmaya calismaktir.
Genellikle, bir diger sik hata, duvar kenarina siralanmis mobilyalarin oday buyuttugu inancidir; cogu zaman sonuc bos bir orta bosluk ve dagilan bir oturma duzenidir. Duvar sanatı dekorasyon konusunda acele karar verilen renk secimleri de sonradan en pahaliya mal olan pismanliklardandir.
Son dönemde tek kullanımlık ve hızlı tüketilen ürünler yerine onarılabilir, parçası değiştirilebilir mobilyalara yöneliş belirgin biçimde arttı. Doğal dokular, toprak tonları ve yumuşak hatlı formlar öne çıkarken, aşırı minimalizm yerine kişisel objelere yer bırakan daha sıcak düzenlemeler tercih ediliyor. Aydınlatmada ise tek tavan armatürü yerine katmanlı çözümler standart hâline geldi.
Kısaca, duvarlarda kırık beyaz, açık bej ve soğuk olmayan gri tonları ışığı yansıtarak mekânı büyütür. Pencere karşısına konumlanan bir ayna doğal ışığı odanın içine dağıtır, ağır perde yerine tül veya stor kullanmak da girişi artırır. Ayrıca tavan aydınlatmasına ek olarak duvar ve zemin seviyesinde birkaç sıcak ışık kaynağı bırakmak gölgeli köşeleri dengeler.}
Genel olarak, İzmir çevresinde iklim ve konut tipi doğrudan tercihleri etkiliyor; nemli bölgelerde nefes alan doğal kumaşlar ve su geçirmez yüzeyler, karasal bölgelerde ise kalın perde ve halı kullanımı yaygın. Yerel üreticilerin ürettiği el işi ürünler hem nakliye maliyetini düşürüyor hem de mekâna karakter katıyor. Sipariş öncesi yerel atölyeleri gezmek, katalogda görünmeyen seçenekleri keşfetmenizi sağlar.
Keskin köşeli sehpalar, devrilebilen uzun aksesuarlar ve ince ayaklı mobilyalar yerine sağlam, yuvarlak hatlı parçalar daha güvenli olur. Zeminde yıkanabilir halı veya kolay silinen yüzeyler, kumaşlarda ise tüy tutmayan ve su itici kaplamalı seçenekler işi kolaylaştırır. Değerli obje ve bitkileri erişilemeyen raflara taşımak da baştan alınacak basit bir önlemdir.}
Çoğu senaryoda, trendler her sezon değişse de doku, denge ve ferahlık hissi hiçbir zaman modası geçmeyen üç başlık olarak kalıyor.