Modern sadelik mi, klasik ağırbaşlılık mı sorusu neredeyse her ev sahibinin aklından geçiyor. Giriş alanı tasarımı seçerken iki yaklaşımın güçlü ve zayıf yanlarını yan yana görmek karar vermeyi kolaylaştırıyor. Bu karşılaştırmayı somut örnekler üzerinden yapıyoruz.
Temelde, renk secimi kagit uzerinde kolay, duvarda zor bir istir; ayni ton gunes goren odada baska, kuzeye bakan odada baska gorunur. Giriş alanı tasarımı ile ilgili palet kurarken bir ana renk, bir yardimci ton ve bir vurgu rengi kurali isinizi sadelestirir.
Genellikle, yerlesim hatalarinin buyuk bolumu yanlis olcuden dogar; kapi kanadinin acilma yonu ya da radyator derinligi unutulunca parca odaya sigmaz. Giriş alanı tasarımı ile ilgili her karardan once duvar duvar olcu almak zaman kazandirir.
Kagit uzerinde basit bir kus bakisi kroki bile hacim hissini test etmenizi saglar. Giriş alanı tasarımı secerken maskeleme bandiyla zemine gercek olculeri isaretlemek en pratik yontemdir.
Bu noktada, bir diger sik hata, duvar kenarina siralanmis mobilyalarin oday buyuttugu inancidir; cogu zaman sonuc bos bir orta bosluk ve dagilan bir oturma duzenidir. Giriş alanı tasarımı konusunda acele karar verilen renk secimleri de sonradan en pahaliya mal olan pismanliklardandir.
Çoğunlukla, moda olan her detayi ayni mekanda toplamak yerine bir ya da iki guclu vurgu secmek daha akilli bir yol. Giriş alanı tasarımı ile ilgili kararlarda gecici hevesleri kucuk aksesuvarlara, kalici tercihleri buyuk parcalara birakabilirsiniz.
Oturma gruplarinda mesafeler de onemlidir; sehpa ile koltuk arasi cok acildiginda sohbet dagilir. Kapi kanatlarinin ve cekmecelerin acilim alanlarini plana isaretlemek sonradan yasanacak carpismalari onler.
Temelde, duvarlarda kırık beyaz, açık bej ve soğuk olmayan gri tonları ışığı yansıtarak mekânı büyütür. Pencere karşısına konumlanan bir ayna doğal ışığı odanın içine dağıtır, ağır perde yerine tül veya stor kullanmak da girişi artırır. Ayrıca tavan aydınlatmasına ek olarak duvar ve zemin seviyesinde birkaç sıcak ışık kaynağı bırakmak gölgeli köşeleri dengeler.}
Temelde, önce mekânın toplam metrekaresini ve değiştirmek istediğiniz parçaları listeleyin, ardından bütçenin yaklaşık yüzde altmışını mobilya ve aydınlatma gibi kalıcı ögelere ayırın. Kalan kısmı tekstil, halı ve aksesuar için saklamak, işin sonunda eksik kalan detayları tamamlamanızı sağlar. Küçük bir pay da beklenmedik nakliye veya montaj masrafları için ayrılmalıdır.
Masif ahşap, doğal taş, seramik ve tam deri gibi malzemeler ilk yatırımda pahalı görünse de on yılı aşan kullanım ömürleriyle kendini amorti eder. Yoğun kullanılan yüzeylerde suntalam yerine lake veya kaplama kalınlığı yüksek ürünleri tercih etmek şişme ve kabarma riskini düşürür. Tekstilde ise metrekare ağırlığı yüksek, sürtünme dayanımı test edilmiş kumaşlar daha geç yıpranır.
Çoğu senaryoda, eski parçalar mekâna karakter katar ama alırken taşıyıcı iskeletin sağlamlığı, ahşapta nem ve kurt izi, metalde derin pas kontrol edilmelidir. Döşemesi yenilenebilir bir koltuk ya da yüzeyi zımparalanıp cilalanabilir bir dolap genellikle iyi bir yatırımdır. Bir odada bir veya iki vintage odak parça kullanmak, bütünün antikacı vitrinine dönüşmesini önler.}
Kısacası evinizin sizi anlatması için kalabalık değil, sizinle bağı olan birkaç parça yeterlidir.