Balkon ve teraslar çoğu evde yılın büyük bölümünde atıl duruyor. Ev dekorasyon ile ilgili doğru zemin, gölgelik ve oturma düzeni tercihleri, birkaç metrekareyi evin en sevilen köşesine çeviriyor. Dış mekâna uygun malzeme seçimini ayrıntılı ele aldık.
Genel olarak, perde, hali, kirlent ve ortu gibi yumusak yuzeyler mekanin sicakligini belirler. Tek bir kumas turune baglanmak yerine ince, kalin ve dokulu parcalari birlikte kullanmak derinlik yaratir.
Genellikle, buyuk yuzeyleri sakin tonlara, kucuk yuzeyleri cesur renklere ayirmak dengeli bir sonuc verir. Ev dekorasyon secerken zemin ve mobilya renklerini birlikte degerlendirmek gerekir.
Genel olarak, harcamayi kalici ve degistirilebilir olarak ikiye ayirmak isinizi kolaylastirir. Ev dekorasyon ile ilgili butcenizin buyuk kismini gunluk kullanilan ve yillarca duracak parcalara, kucuk kismini mevsimlik degisen dokunuslara ayirin.
Nemli mekanlarda malzeme secimi estetikten once gelir; su itici yuzeyler ve nefes alan boyalar uzun vadede tasarrufturur. Mobilyayi duvardan birkac santim ayirmak bile hava sirkulasyonunu belirgin sekilde iyilestirir.
Sıklıkla, yerlesim hatalarinin buyuk bolumu yanlis olcuden dogar; kapi kanadinin acilma yonu ya da radyator derinligi unutulunca parca odaya sigmaz. Ev dekorasyon ile ilgili her karardan once duvar duvar olcu almak zaman kazandirir.
Kagit uzerinde basit bir kus bakisi kroki bile hacim hissini test etmenizi saglar. Ev dekorasyon secerken maskeleme bandiyla zemine gercek olculeri isaretlemek en pratik yontemdir.
Genel olarak, ısik plani da mevsime gore degisir; gunun kisaldigi aylarda ikinci ve ucuncu isik kaynaklari devreye girmelidir. Ev dekorasyon ile ilgili mevsimlik parcalari etiketli kutularda saklamak, gecisi birkac saate indirir.
Çoğu senaryoda, mekani her mevsim bastan kurmak gerekmez; degisen sey agirlikla dokular, renk sicakligi ve isik miktaridir. Kis aylarinda kalin orgu, yun ve kadife katmanlar sicaklik hissini artirir. Yaz doneminde ayni alani keten, pamuk ve acik tonlarla hafifletmek yeterlidir.
Çoğunlukla, zigon sehpa kavramı, mekânın genel karakterini belirleyen ve diğer seçimleri yönlendiren bir başlangıç noktası olarak düşünülebilir. Uygulamada önce bu ögeyi merkeze alıp çevresindeki renk, doku ve mobilya kararlarını ona göre şekillendirmek daha tutarlı bir sonuç verir. Tek bir odada birden fazla güçlü ögeyi yarıştırmamak, bütünlüğü korumanın en kolay yoludur.
Özetle, yükseklik çoğu evde en az kullanılan kaynaktır; tavana yakın raflar, kapı üstü dolaplar ve dikey kitaplıklar taban alanını meşgul etmeden ciddi hacim kazandırır. Sandıklı puf, çekmeceli karyola ve kapaklı sehpa gibi çift işlevli parçalar dağınıklığı görünmez kılar. Sık kullanılmayan mevsimlik eşyaları kapaklı kutularda etiketleyerek saklamak, dolap içi düzeni kalıcı hale getirir.}
Bununla birlikte, son dönemde tek kullanımlık ve hızlı tüketilen ürünler yerine onarılabilir, parçası değiştirilebilir mobilyalara yöneliş belirgin biçimde arttı. Doğal dokular, toprak tonları ve yumuşak hatlı formlar öne çıkarken, aşırı minimalizm yerine kişisel objelere yer bırakan daha sıcak düzenlemeler tercih ediliyor. Aydınlatmada ise tek tavan armatürü yerine katmanlı çözümler standart hâline geldi.
Sonuç olarak, kısacası evinizin sizi anlatması için kalabalık değil, sizinle bağı olan birkaç parça yeterlidir.