Perde almak, ev dekorasyonunda en çok ertelediğim işti. Boyayı seçtim, mobilyayı yerleştirdim, hatta duvara tabloları bile astım ama pencereler aylarca çıplak kaldı. Sonunda mağaza mağaza gezip kumaşları elledikçe fark ettim ki pencere perdesi seçimi aslında bir "süsleme" kararı değil; odanın ışığını, sesini, mahremiyetini ve hatta yazın klimayı kaç saat çalıştıracağınızı belirleyen bir yaşam kararı. Aşağıda kendi denemelerimden, hatalarımdan ve iki evin perdelerini baştan yenilerken öğrendiklerimden çıkardığım notları paylaşıyorum.
İlk evimde salonun perdesini rengine göre seçtim ve sonra öğle saatlerinde televizyon ekranını göremediğimi anladım. İkinci seferinde her odada şu üç soruyu yazıp cebimde taşıdım:
Bu üç cevabı bilmeden kumaş dükkânına gitmek, alışveriş listesi olmadan markete girmek gibi. Ben bu yüzden iki kez yanlış metraj aldım.
Kataloglarda hepsi güzel görünüyor, mesele kumaşın günlük hayatta nasıl davrandığı. Kendi deneyimimi kısa bir tabloya sıkıştırdım:
| Kumaş | İyi tarafı | Zorlandığım nokta | Bana göre en uygun oda |
|---|---|---|---|
| Keten / keten görünümlü | Işığı yumuşatıyor, doğal bir dökümü var | Kırışıyor, yıkamada çekme riski | Salon, çalışma odası |
| Kadife | Isı ve ses yalıtımı belirgin, akşamları odayı sarıyor | Ağır, toz tutuyor, rayı sağlam olmalı | Yatak odası, soğuk cepheler |
| Pamuk karışımı | Yıkanabilir, uygun fiyatlı, renk seçeneği bol | Güneşte zamanla soluyor | Çocuk odası, mutfak |
| Blackout (karartma) | Işığı gerçekten kesiyor | Tek başına asıldığında oda hapishane gibi görünebiliyor | Yatak odası, ev sineması köşesi |
| Stor / jaluzi | Az yer kaplıyor, ışık açısı ayarlanabiliyor | Sıcak bir doku vermiyor, tek başına soğuk durabiliyor | Mutfak, banyo, küçük pencereler |
Benim yıllardır vazgeçmediğim formül çift katman: gündüz için ince tül, akşam ve uyku için kalın perde. Yatak odası tasarımında rahatlık arıyorsanız blackout astarlı bir dış perde, sabah ışığıyla erken uyanma sorununu tek kalemde çözüyor. Mutfakta ise fonksiyonellik öne çıktığı için ocak yakınına asla uzun perde asmıyorum; orası stor bölgesi.
Aynı kumaş, farklı asıldığında bambaşka bir oda yaratıyor. İlk evde perdeyi pencere pervazının hemen üstüne astım; tavan alçak göründü. İkincisinde korniş hattını tavana yaklaştırdım ve oda birden nefes aldı.
Pileli, pilesiz, kuş gözü, tünel geçirmeli... Ben modern ve sade bir salon için kuş gözünü, klasik hatlı odalarda pileli başlığı seviyorum. Kuş gözü açılıp kapanırken daha az takılıyor, günlük kullanımda gerçekten fark ediyor.
Perde, bir odadaki en büyük tek renk yüzeyi olabiliyor. Bu yüzden renk seçimi rehberlerinde anlatılan mantığı burada da uyguluyorum: duvarla aynı tonun bir kademe koyusu, mekânı büyütüp sakinleştiriyor; kontrast bir renk ise pencereyi odanın odak noktası yapıyor. Küçük bir salonda desenli halı ve desenli koltuk varsa, perdeyi düz bırakmak neredeyse zorunlu.
Bir kural belirledim: odada en fazla iki "gösterişli" eleman olsun. Perde bunlardan biriyse, kanepe kumaşı ve duvar dekorasyonu geri çekilmeli.
Aydınlatma planlamasını da unutmayın. Akşamları avizeyle beyaz duvarları aydınlatan bir odada, sarı-krem tondaki perde ışığı yumuşatıyor; soğuk beyaz LED kullanıyorsanız gri ve mavi tonlar daha temiz duruyor. Ayrıca zemininiz koyu parkeyse çok koyu perde odayı sıkıştırabiliyor; bu ikisini birlikte düşünmek gerekiyor.
Düşük bütçeyle iş yapıyorsanız benim önerim